HAYATA TUTUNANLAR RESİM SERGİSİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

28-01-2016
Güven Park Sanat Galerisi'nde açılan serginin koordinatörlüğünü Başkent Ankara ve Anadolu Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Kudret Bulut yaptı

.
       Ünlü ressam Remzi Taşkıran'ın Güvenpark Sanat Galerisi'nde 15 Ocak 2016 tarihinde kokteylle açılan sergi 29 Ocak 2016 tarihine kadar devam edecek. Her biri birbirinden şaheser tabloların yer aldığı sergiye Ankaralılar büyük ilgi gösterdiler. Tabloların tarihi özellikleri ve aynı zamanda daha ziyade Anadolu insanını yansıtması tek kelime ile hem gönülleri hem de gözleri fethediyor. 

     Mutlaka gezilmesi ve görülmesinde yarar gördüğümüz sergi ile ilgili olarak haber merkezimize bir açıklama yapan Kudret Bulut şunları söyledi:                   " Sergiye Başkentliler büyük ilgi gösteriyorlar. Gerçekten de sayın Remzi Taşkıran bir sanat abidesi olarak karşımıza çıkıyor sergilediği eserleri ile. Tabloların tarihi özellikleri ve Anadolu insanını yansıtmasının yanında reklerin otaritesi gönülleri fethediyor. Tablolar öylesine ihtişamlı ki, vurulan fırça, kullanılan boya (mürekkep) ve diğer alet ve edevatlar gerçekten mutluluklarının en doruk noktasına ulaşmışlardır. Böylesine mükemmel tabloların oluştuğu sergi Ocak ayının 29'una kadar devam edecektir. Güven Park'taki Büyükşehir Belediyesi'ne ait Sanat Galeresi'ndeki bu sergiye bütün Ankaralıları bekliyoruz. " 

                                      REMZİ TAŞKIRAN KİMDİR ?

 

Remzi Taşkıran 1961 yılında Adıyaman'da doğdu. Ailevi nedenlerden dolayı küçük yaşlarda verildiği Adıyaman Yetiştirme Yurdu’nda 18 yaşına kadar devlet korumasında kaldı. Yetiştirme Yurdu’nda tahsil hayatını devam ettiren Remzi Taşkıran, sanata olan ilgisinin öğretmenleri tarafından fark edilmesiyle, resim yapması konusunda yönlendirildi.




 
Yetiştirme yurdundan ayrılmasının ardından zor bir dönem geçiren Remzi Taşkıran, vatani görevi esnasında resim yapma yatkınlığını daha da geliştirdi. Askerliğini tamamladıktan sonra da İstanbul’da bir süre basın ressamlığı yaptı, akabindeyse kendisine ait atölyesinde profesyonel çalışmalarını sürdürdü.

 

 
Devlet korumasındaki yetiştirme yurdu çocuklarının 18 yaşından sonra hiçbir güvencesi olmadan toplum arasına bırakılmasının toplumsal bir sorun haline dönüştüğünü gözlemleyen Remzi Taşkıran, “kader kardeşlerim” diye tanımladığı yurt çocuklarının sorunlarının devlet yetkilileri tarafından fark edilmesi ve dayanışmanın sağlanması için İstanbul Yurtayder (Yetiştirme Yurdundan Ayrılanlar Derneği) adlı derneğin kurucuları arasında yer aldı.
 


 

Bu zamana kadar 11 kişisel sergi açan Remzi Taşkıran, birçok karma sergilere de katıldı. Yurtiçi-yurtdışı özel ve devlet koleksiyonlarında yapıtları bulunan Taşkıran, resimle alakalı görüşlerini şu ifadelerle tanımlıyor: “Ben resmi yaparken değil, onu kurgularken yoruluyorum . Resimlerimin bitmiş hali benim için hiç de sürpriz olmuyor.. Çünkü bitmiş halini sanki önceden görüyorum. Renklerle aramda bir aşk yaşarım; onlarla konuşur, sohbet ederim.



 


 
Benim yaşam enerjim resim yapmaktır. İnancım odur ki sanat duygu ve düşüncenin yetenek avantajıyla dışa vurumudur. Benim gibi eğitim almadan sanat yeterliliği olanlara ‘Allahtan vergili’ deniliyor, doğrudur. Çünkü ben rüyalarımda bile resim yapardım. Sanat bana göre para kazanma mesleği olmamalıdır yaşamın döngüsü ve profesyonellik bunu gerektiriyor. Resim yaparak geçiniyorum. Eğer hiç resim satamasaydım yine de yapardım. Çünkü canlılar yemeden yaşayamazlar, sanatçılar da üretmeden asla ve asla yaşayamazlar. Sanatla yaşama karşı her türlü duygu ve düşüncelerimizi ifade edebiliriz; olumlu ve olumsuz yönleri eleştirebiliriz. Sanat bir dışa vurum eylemidir. Sanatçı doğayı aynen taklit etmemeli; görünmeyeni görmeli ve hatta tamamen doğadan bağımsız kendi iç dünyasını soyut temalarla estetik bir biçimde ifade etmelidir Ruhunu ve yüreğini ortaya koymalıdır…”
 
Evli ve 3 çocuk babası Remzi Taşkıran, halen İstanbul’daki Resim Atölyesi’nde sanatsal çalışmalarına devam etmektedir. Birçok siyasetçi, iş adamı ve ünlülerin de yağlıboya portrelerini yapan Taşkıran, “sanat, ticaret olarak görülmemeli, sanat için yapılmalıdır” görüşünü savunanlar arasında yer alıyor…




İstanbul'daki atölyesinde yaptığı resimlerle günlük yaşamını sürdüren Taşkıran, sergilerine hazırlanırken günü birlik yaşam kaygılarından uzaklaşıp, sanatının özgün temalarını oluşturmaya özen gösteriyor. Özellikle yöresel izlenimlere dayalı resimlerinde günlük çabalarının dışında, kendi yüreğinin, bilincinin, yeteneğinin ve eğilimlerinin öne çıktığı, böylelikle özgün resimlere imza attığı gözlemleniyor. Eleştirmenler gözünde; Remzi Taşkıran'daki geleneksel değerlere yakınlık, özgün bir resim biçimi yakalayabilmesi için bir olanak olarak vurgulanmaktadır.

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları