GENEL HABERLER

SEVDA BAHÇESİNDE KÜLTÜR, SANAT VE DÜŞÜNCE PLATFORMU
.

 

Ozan Sevdai’nın Altındağ ilçesine bağlı Aydıncık köyünün Bağlar semtindeki bahçesinde düzenlediği “ Dostlar buluşması “ fikirlerin kaynaştığı, ozanların atıştığı, duaların yapıldığı, siyasi konuşmacıların dostluk içinde kapıştığı, şairlerin şiirleri ile gönüllere ferahlık verdiği bir atmosfer içinde geçti.

  • Murat Duman’ın okuduğu BİR DEĞİLMİYİZ şiiri ayrı bir özellik ve uluhiyetteydi. Ozanlar Mustafa Aydın ile Adem Aydıner’in Sevda bahçesi ve burada yapılan dostlar sohbeti ile ilgili yaptıkları karşılıklı taşlama (atışma) büyük ilgi gördü. 

  • Özellikle Mustafa Aydın'ın bu alandaki 40 yıllık icrası,Adem Aydıner'in 8 yaşından itibaren çalışmalara başlayıp önemli bir konuma gelmeiş olmasını takdire şayan buldum. Bu arada Erzurumlu Şerif Çöpürge’nin araya girip yaptığı yakıştırma (katkı) bir ahenk kattı kapışmaya..
  • Ozan Temelli’nin sazı ve sözü ile topluluğa çok önemli mesajlar vermesi. Hele, “ Ne şahtan korkarım, ne padişahtan “ sözü kayda değerdi.  Her iki gözünün de görmemesine rağmen bilgisayarından tutun da her türlü müzik aletini çalabildiğini öğrenmemiz bir başka özeldi. Hele Dadaloğlu’nun bilinmeyen yönlerini anlatması fevkalade ilgimi çekti. Bir de çaldığı saz ve söylediği deyişler, türküler tabii…
  • Konuşmacıların, dünü ve bu günü değerlendirmeleri sırasında, rahmetli Türkeş’in Köylerin ihyası ve köylülerin desteklenmesi amacı ile hazırladığı proje, rahmetli Bülent Ecevit’in Köy-Kent Projesinin gündeme taşındığı toplantıda;  Eğitimci (Alevi Dedenin Torunu ) Duran Vardin ‘ 12 Eylül döneminde birçok konuda tutuklanmalar, yargılanmalar oldu ama  (silahlanma hariç) bu gün daha kötü adalet ve zulüm politikaları ile karşı karşıyayız “ ifadesi kullanıldı.  PKK belasından şimdiye kadar 40 bin insanımızın öldüğünün vurgulandığı toplantıda devletin bu manadaki politikalarının yanlış olduğunu, şehit sayısının günden güne arttığını ifade etti. 
  • Eğitim ve öğrenim üzerine bir konuşma yapan Çamlıdereli-Eğitimci Ali Rıza Atasoy son yıllarda eğitim sisteminin anlaşılmazlığının hem eğitim camiasını rencide ettiğini, hem de öğretmenler ve öğrencilere olumsuzluklar yüklediğini anlattı. Bu arada BAŞKON’un    “ Okuma Alışkanlığını Yaygınlaştırma Projisi“ gündeme taşınarak okumanın önemi dillendirilirken, okuma kadar üretimin de önemli olduğuna vurgu yapıldı.

  •        Hava ve doğa iyi, oksijen orta derecedeydi. İkramların bini bir paraydı. Yenildi içildi ve sonunda iki yönlü dua edildi. Birinci duayı yapan Murat Duman’ı, Necati Özdenkoş’un kafiyeli, vezinli şiir gibi sözleri ile yaptığı dua takip etti. Arkasından da ev sahibi Ozan Sevdai bir dua yaparak Hazret-i Muhammed Mustafa (sav) ve Hazret-i Ali ile noktayı koydu.   

  • Abdullah Çatlı’nın oda arkadaşı olduğunu söyleyen,  Eğitim Fakültelerinin konumunu  değerlendiren, “ Lailahe illellah” ile başka ifadeleri karşılaştırırken abesle iştigal ettiği ayan beyan anlaşılan akademisyen olduğunu örendiğimiz Pehlivan Uzun’un konuşması ilginç bulunurken bazı  dostlar tarafından buruk karşılandı. Zira, Tarihçi Yazar (Türkçü) İsmail Uçakçı’nın “ Türk ile İslam arasında bağlantısızlık olamaz. Türklük İslamiyet’le özdeşleşmiştir ” ifadesini hatırlayarak bir nevi üzüntümü belirtmek maksadı ile; “Ben Türk-İslam Felsefesi ile yetişmiş, rahmetli Mehmet Akif Ersoy ‘un etkisinde kalmış bir insanım” diyerek mesaj verdim.  Ayrıca sayın Pehlivan Uzun’un, hem devrimci, hem de Ülkücü olması oldukça ilginçti, söylemleri de öyle. Ancak yeni dünya düzeninde inanç kavramları arasında inancın eskiye oranla daha fazla öne çıktığını, herkesin ırkına olduğu kadar dinine de bağlılık oranının çoğaldığını hatırlatmak istedim. 
  •  

Tarihçi-Araştırmacı-Yazar İsmail Uçakçı’nın moderatörlüğünü yaptığı  Sevda deresinde yapılan toplantının açış konuşmasını ev sahibi Ozan Sevdai  yaptı. Misafirlerini teker teker takdim eden Şair-Ozan Sevdai, buluşmanın ehemmiyetini anlattı. Değişik kültür ve düşünce adamlarının katıldığı toplantı tam anlamı ile demokratik kurallar içinde geçti.

 

* Hükümet Büyükşehir Belediye Yasasını çıkarınca bizim köy bildiklerimiz mahalle oldu maalesef. Değerli kardeşim Ozan Sevdai 'nin Altındağ ilçesine bağlı Aydıncık köyü şehre yakın, hizmetler yerli yerine gitmiş ama; tabiatın özellik ve güzellikleri, toprağın kokusu, derelerin akışı, yeşilin, bağların, bahçelerin buram buram kokuşu beni köy demekten alıkoyamıyor.

* Aslında köy demek " HÜRRİLET " demektir. Hükümet bizim köylerimizin unvanlarını değiştirip mahalle yapınca moralim bozulmuştu. Peki bu durumda ellerine ne geçti?.. Belki bir dönem bazı Büyükşehirleri bu vesile ile kazandılar ama nihayetinde 3 yerine 9 vererek Türkiye genelinde 11 Büyükşehir Belediyi Başkanlığını kaybedip hatalarını anladılar ( anlamışlardır inşaallah)

* Fakat Aydıncık köyünün Bağlar mahallesine doğru yol alırken etrafıma baktım da... Toprak insanlara küsmüş, insanlar da toprağa ... Mera olmuş eskiden ekilip-biçilen yerler. Sürü sürü davarlar yok olmuş, sığırlar az  uz olsa da eski havası yok. Belediye baskısından köylüler muzdarip. Kendi arazilerine ev yapmak isteyenler bir sürü formalite ile karşılaşıyorlar, bir sürü de para ödemek zorunda  bırakılıyor. Hani söz korusu demiştim ya " hürriyet " diye... İşte o yok olmuş buralardan.

Değerli kardeşim, müstesna insan, şair-halk ozanı " Ozan Sevdai' nin daveti üzerine gidip dostlar meclisine katıldık. Çorum Dernekler Platformu Başkanlar Kurulu Başkanı İsmail Uçakçı ile birlikte yol almıştık. Sevda deresine vardığımızda birçok dostla karşılaştık, birçoğu ile de yeni tanıştık.

Ağırlandığımız tek odalı bahçe evinin önüne otağ kurulmuş. Yemişliğimiz, ağırlanmamız bir yana, ilim ve irfan adamlarının, kültür ve sanat ehli insanların, siyasi ve sosyal aktivitelerle bezenmiş zihinlerin, sazı ile sözü ile gönüllere huzur ve mutluluk veren ozanların, okudukları şiirlerle ....

Başta Emekli Assubay sayın Emrah Taşezen olmak üzere tüm katılımcılardan etkilendim. Her biri ayrı bir değerdi. Hepisine ayrı ayrı minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum. 

Yazımı izninizle sayın Murat Duman’ın şiiri ile sonlandırmak istiyorum.

 

BİR DEĞİL MİYİZ ?

 

 

Gelin şu ayrıma bir son verelim

Muhammed ümmeti bir değil miyiz

Yaradan fazlından sevgi serelim

Muhammed Ümmeti bir değil miyiz

---------------------   

Hepimiz Alevi hem de Sünniyiz

Kur’an’ın emrinde gerçek dinliyiz

Mademki insanız hakka yönlüyüz

Muhammed ümmeti nur değil miyiz

 

-----------------  

Kardeşi kardeşe düşman yaptılar

Çıkarlar uğruna paya kaptılar

Mabudu unutup nefse taptılar

Muhammed ümmeti sır değil miyiz

-----------------------   

Muhammed bu arşın sonsuz tapusu

Ali yer yüzünün ilim kapusu

Kur’an hak nizamın denge yapusu

Muhammed ümmeti var değil miyiz

-----------------------------  

İslamın emrinde Türk’tür aslımız

Mekan Ortaasya Turan neslimiz

Arap kavgasıyla olmaz faslımız

Muhammet ümmeti er değil miyiz

---------------------   

Dumanoğlu harap dumanı tüter

Biz insan olursak düşmanlık biter

Olmasın ayrılık bu gaflet yeter

Muhammed ümmeti yar değil miyiz?

TEŞEKKÜRLER OZAN SEVDAÎ , TEŞEKKÜRLER.

 

Mehmet Akyol

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları