Warning: getimagesize(resimler/reklam/ingilizce-dersanesi.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/baskentlilerhabe/public_html/reklam.php on line 16

banner3

LÜTFULLAH KAYALAR ve ZİRVEDEKİLER

“ Şehirde ne varsa köyde de o olacak “ diyen ilk devlet adamı olan sayın Kayalar ile ilgili söylenecek çok şey var. Evet bir değil birçok özelliği ve ilkleri vardır yaşanmış. Unvanları saymakla bitmez. Mesela bir örnek verecek olursam ; 

21 Mart 2021 13:15
LÜTFULLAH KAYALAR ve ZİRVEDEKİLER

 Tarla Başı Sohbetleri “ başlatmıştık ki bu kayda değer ve son derece orijinalitesi olan, ekip-biçene, üretene, köylüye verilen bir hizmet alanı ve iktidar için geleceğe yönelik bir mesaj olacaktı.. Yani, “Ey köylüler, hep siz bize gelip taleplerde bulunacak değilsiniz ya, işte biz sizin ayağınıza geldik, yeter ki siz ekin-biçin, üretin, yetiştirin biz sizin hizmetindeyiz “ mesajıydı.

              * Anavatan Partisi saflarında yerini aldığı günden itibaren takibe almıştım. Daha sonrası için siyaset sahnesinde çok iyi tanıdığım, birçok zaman birlikte çalıştığımız, yol arkadaşlığı yaptığımız, siyasi mülahazalar üzerinde fikir alışverişinde bulunduğumuz bir devlet ve siyaset adamıdır Lütfullah Kayalar. * Yıllarca süren ilişkilerimiz esnasında çok ama çok enteresan durumların ve yanlış anlaşılmaların vaki olduğunu söyleyebilirim. O, birçok konuda başarıdan başarıya koşarken zirve mücadelesindeki durumunun beni bir hayli üzdüğünü ifade edebilirim. Ayrıca o zamanlar aile hayatımda her hangi bir sıkıntım yoktu. Dünyada tek istediğim eşim ve çocuklarımın mazbut bir hayat yaşamı sürdürmeleri, çocuklarımın tahsillerini en iyi şekilde başarı ile sonuçlandırmalarıydı ki öyle oldu. Benim için aile mefhumu önemlidir, bu manada her hangi bir kuşku uyandıracak, beni rahatsız edecek durum yoktu Allah’a şükür. Ancak (biraz siyasete kendimi fazla kaptırmam sonucu ) hayat düzenimdeki olumsuzluklar, maddi imkanlarımın darlığı, bir de sayın Bakanın istisnai özelliklerinin-popülaritesinin- fazla olması beni hata yapmaya zorluyor, iyi şeyler yapayım derken bazı olumsuzluklarla karşı karşıya kalıyordum.

TARIM ORMAN ve KÖYİŞLERİ BAKANI olduğu dönemde sözünü tuttu ve Anadolu topraklarının ekilip biçilmesi, verimliliğin artması için her türlü imkanı seferber ediyordu. Bakanlığının ilk günlerinde ifade ettiği gibi “ Şehirde ne varsa köylerde de o olacak “ sloganı hayat bulmuştu. ( Şimdiki iktidar ne yazık ki o bakanlığın unvanından KÖY adını kaldırdı. Cenab-ı Hakk büyüktür, bir babayiğit gelir, bir Anadolu çocuğu çıkar da tekrar köy unvanı ilave edilir.) KÖYLER İÇMESUYU ŞEBEKESİNE ilk defa onun zamanında kavuştu. Stabilize yollar asfaltlanmaya başlandı. Hayvan içme suyu göletleri, özel otlakıyeler, üreticilere, hayvan yetiştiricilerine tam destek hep onun bakan olduğu dönemlerde ivme kazandı. TARLABAŞI SOHBETLERİ adı altında bir basın programı hazırlamıştım. Kendisine bu teklifi sunduğumda mutlu oldu. Ankara-Ayaş arasında ekili buğday tarlalarında basın toplantısı yapacaktık. Kabul etti ancak bir sıkıntının olabileceğini söyledi ve dedi ki; “ Bölge milletvekillerine böyle bir organizasyonu yapacağımızı söyledin mi, onları davet ettin mi, sonra bir sıkıntı olmasın ! “ Her şey tas tamamdı. Tarla başı Basın toplantısını Ayaş, Güdül, Beypazarı ve o bölgenin il genel meclisi üyeleri ile birlikte hazırladık.

Buğday tarlasının en müsait yerine masaları koyduk. Bölge halkının memnuniyeti doruk noktasındaydı. Başta TRT olmak üzere medya dünyası büyük ilgi göstermişti. Herkesin mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. O yörenin insanları hala o programı unutamadıklarını, sayın bakanın mütevazi halini ve Anadolu insanına ilgisinin erişilmez noktada olduğunu söyler dururlar. DAĞBAŞINDAKİ KÖYLÜLERE YOLUNUZU ASFALT YAPACAĞIZ DEYİNCE ! …. gülüp geçiyorlardı. Ankara’nın orman köylerinden Başköy’de yaptığımız bir toplantıda “ Köyünüzü asfalt yapacağız ” dediğimde bazıları bizim politika yaptığımızı sanarak gizliden gizliye homurdanıyorlardı. Yani “ Her şey bitti de taa buraların yollarının asfaltlanmasına mı sıra geldi “ demek istiyorlardı. KÖYLERE İÇMESUYU ŞEBEKESİ KONUSUNDA BİR İLK Gerçekten yapılabilir miydi?.. Henüz şehirlerin su şebekesi sorunu halledilememişken kala kala köylere mi verilecekti bu hizmet (!) Evet öyle olacaktı.. Şehirde yaşayanlar devletin tüm imkanlarından yararlanırken kırsalda yaşayanlar aynı imkanlardan neden yararlanmayacaklardı ki ?.. Kaldı ki Bakan olur olmaz Lütfullah Kayalar ‘ Şehirde ne varsa köyde de o olacak ‘ dememiş miydi !.. Bu söz bir devlet adamının, sözünün eri bir siyaset adamının ağzından çıkmıştı, hem de boz topraklarda doğup büyümüş bir Anadolu delikanlısının sözüydü. MERHUM CUMHURBAŞKANIMIZ ÖZAL’IN PRENSLERİNDENDİ Rahmetli Turgut Özal’ın “ 9 prensi var “ denirdi. Bunlardan birisi de Lütfullah Kayalardı. Özal’dan sonra ANAP’ın başına Lütfullah Kayalar’ın geçeceği söylentileri vatandaşlar arasında mutluluk ve sevinçle karşılandı. ANAP’ın başına rahmetli Mesut Yılmaz geçti. Lütfullah Kayalar da Basın-Yayın’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Lütfullah beyle Petek Gazetesini yayınladık. Bu konuda o kadar enteresanlıklar oldu ki şu durumda anlatamam. Yeni bir ANAP kongresinin eşiğine gelinmişti. Sayın Kayalara büyük bir teveccüh vardı. Hem teşkilat, hem de Lütfullah Kayalar’ın genel başkan olmasını istiyordu. Fakat sayın Kayalar aday olup olmama konusunda tereddüt yaşıyordu. Adaylığı söz konusu olan bir başka isim Işın Çelebi aday olacağını açıklamıştı. Bir gün beni arayıp görüşmemizi istedi. Bakanlıktaki makamına gittim, uzun uzadıya bir değerlendirme yaptıktan sonra seçilip seçilemeyeceği konusunda benim fikrimi aldı. Ben de açıkça kazanamayacağını söyledim. “ Kim kazanır peki ? “ dediğinde ise Lütfullah bey kazanır dedim. Işın Çelebi önce kısa bir düşündükten sonra “ Çıksın o halde, aday olsun destekleyelim “ dedi. ÇEVRE BASKISINA RAĞMEN Aradan bir hayli zaman geçmiş fakat Lütfullah bey adaylığını açıklamamıştı. Çevresinden o kadar baskı vardı, o kadar aday olmasını isteyen vardı ki gurur duymamak mümkün değildi. Tam da bu sırada Bakan Işın Çelebi beni aradı “ Lütfullah bey çarşamba gününe kadar adaylığını açıklamazsa ben kesin olarak aday olacağım ve asla geri çekilmem lütfen kendisine ilet ”dedi. İlettim tabii.. Ancak kararsızlığı devam ediyordu Lütfullah beyin.. Tâki kongre akşamı gelip çattı. Işın Çelebi adaylığını çoktan açıklamıştı. Buna rağmen haber salındı; “ Sen adaylıktan çekilirsen Lütfullah bey aday olacak “ denildi. Işın Çelebi kabul etmedi ve bilindiği gibi olanlar oldu. Üzülerek ifade etmek isterim ki Anavatan’da çok şey kaybetti vatan da. Şayet o kongrede Lütfullah Kayalar aday olsaydı yüzde yüz kazanırdı ve ne olurdu biliyor musunuz?... “ Anavatan Partisi bu hallere düşmez, Vatan da şimdiki hallerde olmazdı. Yani bir başka ifade ile; hem Anavatan kurtulur hem de vatan kurtulurdu. “ BU GÜNLER BANA O GÜNLERİ HATIRLATIYOR Bugünkü şartlarda önemli gelişmeler oluyor. Merkez sağda önemli bir boşluk var. AK Parti bir hayli yıprandı. CHP’nin dışındaki mevcut siyasi partiler her ne kadar ‘ merkezde gibi görünüp ‘ piyasa değerlerini artırmak isteseler de olmuyor olmuyor işte. Araştırın, kararsızların sayısı % 30’ların üstüne çıktı. Görüldüğü gibi inanılmaz bir arayış var. Yeni bir siyasi parti mi kurulur, mevcut bir siyasi partide mi buluşulur bilmem. Daha enteresanını söyleyeyim mi; “ Bu ortamda dört tabanın değil, altı tabanın bir araya gelmesi söz konusu ve mümkün. ” Merkez sağ demeye gerek yok. Merkez demek yeterde artar bile. Öyle veya böyle bir siyasi partinin hayata geçmesinin ötesinde dört tabanın temsilcilerini etrafında toplayacak, halkımıza ümit verecek, siyasi manada bir " Anadolu Hareketi " başlatacak bir Anadolu çocuğuna, bir genel başkana-bir lidere ihtiyaç var. İşte o zaman, DP, AP, DYP, ANAP çizgisinde mütedeyyin ülkücülerin ve ılımlı Sosyal Demokratların destekleyeceği bir “oluşum” husule gelmesi halinde Cumhur İttifakına veya Millet İttifakına gerek kalmadan üçüncü yol ortaya çıkmış olacaktır. Bu bağamda yaptığımız toplantılar ve Türkiye genelinde yaptığım araştırmalar neticesinde ; yukarıda saydığım partilerin temsilcileri veya sempatizanları ile ayrı ayrı görüştüm, aralarında ülkücü ve sosyal demokratlarında bulunduğu birçok vatanseverle toplantılar yaptık-yapıyoruz. Hemen hemen tamamı bu fikre sıcak bakıyorlar ve destek vereceklerini ifade ediyorlar. Bu durumda iş genel başkana-lidere kalıyor; daha doğrusu devlet-millet aşkı ile yanıp tutuşan, vatandaşın düştüğü girdaptan halkını kurtaracak bir Anadolu yiğidine kalıyor. ÖNEMLİ AÇIKLAMA: Bir hayli zamandır ZİRVEDEKİLER başlığı altında bazı önemli isimleri bu sütunlara taşıyoruz. Türkiye genelinden bizi takip eden ve yazılarımızı okuyan vatandaşlar gündemimize aldığımız her zirve isim için ‘ acaba !.. ‘ sorusunu yöneltiyor. Hatırlatmak isteriz ki, bu başlık altında onlarca lider ismi sütunlarımıza aldık, bundan sonra da onlarcasını almaya devam edeceğiz. Sayın Lütfullah Kayalar ile ilgili bildiklerim ve şahsına münhasır kayda değer o kadar çok şey var ki bu sütunlara sığmaz, hatta ciltler dolusu kitaplar bile az gelir. Yazımı, Anadolu’nun yetiştirdiği nadir devlet adamlarından, eşi zor bulunan siyasetçilerimizden ve hizmet erbabı kişiliğe sahip olan Sayın Lütfullah Kayalar’ın kısa biyografisi ile sonlandırıyorum. Saygı, sevgi ve hürmetlerimle. Mehmet Akyol e-posta: ilimveirfan@hotmail.com Tel: 0530 464 63 77 Lütfullah Kayalar, 1952 yılında Yozgat ilinin Akdağmadeni ilçesinde doğdu. İlkokulu Yozgat Namık Kemal İlkokulunda, ortaokulu Yozgat Merkez Ortaokulunda, liseyi Ankara Aydınlık Evler Lisesinde okudu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’de kısa bir süre okuduktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geçerek oradan avukat olarak mezun oldu. Daha sonra Yozgat ve Ankara‘da avukat olarak çalışmaya başladı. Lütfullah Kayalar, aynı zamanda sporla da ilgilenerek Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkanlığı yaptı. 1983 yılında siyasete girerek, (ANAP) Anavatan Partisi, Ankara il örgütü kurucusu oldu. Ardından ANAP milletvekili seçildi. XVII., XVIII., XIX., XX. ve XXI. Dönem Yozgat Milletvekilliği, TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği, TBMM KİT Komisyon Başkanlığı ile Tarım Orman ve Köy İşleri ve Maliye Bakanlıkları yaptı. AGİT Parlamenterler Asamblesi Türk Grubu üyesi oldu. Turgut Özal‘ın Başbakan olduğu 31 Mart 1989 – 23 Haziran 1991 yılları arasında Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı sırasında Türkiye’nin en büyük yeşil kuşak projesi ile “ Şehirde ne varsa köyde de olacak” sloganı ile Türkiye genelinde büyük bir yapılandırma hareketi başlattı. Yıldırım Akbulut‘un Başbakan olduğu 6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996 tarihleri sırasında Maliye Bakanı olarak görev yaptı. 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan erken genel seçimde Yozgat‘tan bağımsız milletvekili adayı oldu ve 30 bin civarında oy aldı. Aldığı bu oy oranı ile Türkiye genelinde bağımız aday olan tüm adaylardan çok daha fazla oy aldı. Ve hatta Türkiye genelinde faaliyet gösteren ve seçimlere girme hakkına haiz olan 3 siyasi partiden daha fazla oy aldı. Ne yazık ki Yozgat’ta oyların yüzde 11.4’ünü toplamasına karşın milletvekili seçilemedi. Halen hukukçu olarak mesleğini icra ediyor. OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> https://www.turkiyeanadoluhaber.com/d/52318/zirvedekiler-ve-lufullah-kayalar Türkiye Anadolu Haber

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.