PROJELER NEFESLERİ KESTİ

MİLLET MENFAATİ İÇİN HAZIRLANAN “ PROJELER “İN SUNUMU NEFESLERİ KESTİ * BAŞKENT ANKARA PLATFORMU İLE ANKARA MECLİSİ'NİN DÜZENLEDİĞİ TOPLANTIDA PROJE UZMANLARININ SUNUMU KATILIMCILAR TARAFINDAN BÜYÜK BEĞENİ KAZANIRKEN, AĞIRLIĞINI İLİM VE İRFAN ADAMLARININ TEŞKİL ETTİĞİ KONUŞMACILAR ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİLER. 

16 Ocak 2022 23:30
PROJELER NEFESLERİ KESTİ

* Başkent Ankara Platformu Genel Başkan Vekili ve Ankara Meclisi Koordinasyon Kurulu Başkanı Musa Ayan’ın açılış konuşması ile başlayan toplantının Divan Başkanlığını Ankara Meclisi Onur Kurulu Başkanı E.Vali Abdulkadir Sarı yaptı.

      Toplantının Organizasyonunu yapan ünlü sunucu Rıfat Çakır’ın takdimleri ile sahneye gelen Ozan Sevdai sazı ve sözü ile gönüllere hitap ederken, kendi yazdığı eserleri ile şiirlerinden bir demet sunan Yeter Bektaş’ ı davetliler büyük bir mutluluk ve zevkle dinledi.

       Toplantının konuşmacıları arasında; TBMM Başkan Vekillerinden HASAN KORKMAZCAN, DSP E.Genel Başkanı- Devlet Bakanı ZEKİ SEZER, Doğu Türkistan Sürgündeki Başbakaı ERKİN SABİT, AK Parti Ankara Kurucu İl Başkanı-Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, 20. Dönem DYP Yozgat milletvekili YUSUF BACANLI, 21.Dönem MHP Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli, Keçiören Belediye Başkanı TURGUT ALTINOK , Prof.Dr. Anıl Çeçen, Prof.Dr.Hayrettin İvgin, Prof.Dr. Hayrani Altınbaş verdikleri mesajlarla ümit ışığı yaydılar. * Toplantıda bir konuşma yapan Mehmet Akyol , büyük düşündüklerini bunun içindir ki söylenemeyenleri söylemek, yapılamayanları yapmak, çaresizliklere çare olmak bizim en önemli idealimiz dedi. Millet olarak zor günler geçiriyoruz, bu aşamada görülüyor ki Devletimizin onarıma ihtiyacı var. Bizler millet olarak top yekun devletimize destek vermeliyiz diyen Akyol özet olarak şunları söyledi:

        BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE YASASI İLE DEVLETİN DÜZENİNİ MİLLET NİZAMINI BOZDULAR

       “ İdare edenler maalesef - ihtiraslarına yenilerek- bazı kanunlar çıkararak devletin düzenini bozdular. Bu kanunlardan birisi de Büyükşehir Belediye Yasası oldu. Bu yasanın çıkması ile birlikte idari sistem karmaşık bir düzen içine girdi. Milletin malını belediyeler vasıtası ile alındı. Köylerdeki köy tüzel kişiliğine ait ne varsa gasp edildi. İlçe belediyeleri kendi paylarına düşen arazileri parsel parsel satıp harçlık yaptılar. Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki anlaşmazlıklar siyasi kargaşaya dönüştü. İl genel meclisleri ve dolayısıyla il özel idarelerin kaldırılması derin yaralar açtı.

      Köylerimizin adını önce mahalle yaptılar tutmadı şimdi KIRSAL MAHALLE olarak değiştirdiler. En önemlisi ne biliyor musunuz, KÖY adından o kadar rahatsızlar ki Tarım Orman Köyişleri Bakanlığı‘nın adını değiştirip, yani KÖY adına kaldırıp attılar!.. İşte biz milletin dertlerine deva olmak ve devletimizi bu olumsuzluklardan kurtulması için önemli projeler hazırladık. Maksadımız bu projelerin, iktidarımızın ilgili organları ile ve belediyelerle işbirliği yaparak hayata geçirip halkımızın yaşamına katkı sağlamaktır. “

 PROJELERİMİZİ HAYATA GEÇİREREK, MİLLETİMİZİN HUZUR VE REFAHI, DEVLETİMİZİN GÜÇLÜ BİR DEVLET OLMASINI SAĞLAMAKTIR

     Bu arada Ankara Meclisi ve Başkent Ankara Platformu’nun idari mekanizmasında görev alanların isimleri ve görevleri Platformun Genel Başkanı Genel Koordinatör ( Divan Başkan Yardımcısı ) Meral Asiller tarafından okundu. Projeler bölümüne geçildi ilk projeyi sunan Ankara Meclisi Derneği ve Başkent Ankara Platformu Genel Başkan Vekili, aynı zamanda 3 lisan bilen eğitim kurumları sahibi Fuat Turgut Eğitim ve öğrenim, gençliğe hitabesi ve kadınlara ve gençlere ücretsiz kurs vereceklerine dair açıklamalarda bulundu. Fuat Turgut sunumunda özet olarak şunları söyledi: Gençlik İş ve Kariyer Merkezlerinin Oluşturulması Projesi “Gençleri Hedef Kitlesi Olarak Belirledik “ “Ankara Meclisi ve Başkent Ankara Platformu Bünyesinde Bulunan Arkadaşlarımızın Birbirinden Değerli Projeleri Var. Ancak Biz Bugün Bunlardan Birkaçını Sizlere Sunabilmekteyiz. Platformumuz İçin Kadınlar ve Gençler Konusu Herzaman Öncelikli Olmuştur. Benim Bu Projemde de Gençler Hedef Kitle Olarak Belirlenmiştir. Projemizin Adı Gençlik İş ve Kariyer Merkezlerinin Oluşturulması. Bu Proje ile Gençlerimizin Bu Vatan Topraklarında İş ve Kariyer İmkanı Bulmalarını Sağlamaktır. Bu Projemiz Sayesinde Bilhassa Meslek Liseliler, Mesleki Yeterliliklerine Uluslararası Nitelik Kazandirabileceklerdir. Böylelikle Hem Ülkemizde Hem de Yurtdışında Kariyer Yapabilme İmkanına Sahip Olacaklardır. Günümüzde Meslek Liselerine Başarısız Öğrenci Gider Anlayış Vardır. Meslek Liselerinin İçi Boşaltılmıştır. Biz Bu Durumu Değiştirerek Gençlerimize Fırsat Oluşturmak Kararındayız. Bu Projemizi Devlet Kurumlarımızın Katılımlarıyla Gercekleştirmek İstemekteyiz. Yani Bir Bakımdan da Devlet-Millet Buluşmasını Sağlamak İstiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler,Belediyeler, Meslek Liseleri ile Birlikte Bu Projemizi Gerçekleştireceğiz. Gençlerimizin Meslek ve Kariyer Sahibi Olmalarının Yanı Sıra Uluslararası Akreditasyonlarını da Sağlayacağız. Gurbette Yaşamış Bir Gurbetçi Çocuğu Olarak Gençlerimizin Ülkemizde ve Yurtdışında Saygın Konumda Olmasını Arzu Etmekteyim.”

      KADIN VE AİLE EN ÖNEMLİ TEMEL KAYNAĞIMIZDIR

      “ Kadınların kültür dünyasına ilk adım attıkları Anadolu’dan dünyadaki tüm kadınlara Merhaba!” diyerek projesini sunmaya başlayan “ Başkent Ankara Platformu Kadın Teşkilatını Oluşturma ve Aile Kurulu Başkanı Elmas Yağmur sunumunda şunları söyledi: Anadolu’nun yiğit, erdemli, vefâkar, cömert, özverili ve bilge tüm kadınlarına, gönülden gönüle giden yolda kadınlar ile yan yana yol almış hatta kadınlara saygıyla yol vermiş tüm dostlara SELAM OLSUN. Ulu önder, Mustafa Kemal Atatürk, kadına verdiği değeri, tüm Avrupa ülkelerinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını vererek göstermiştir. Kadının olduğu yerde sevgi vardır, şefkat vardır, barış vardır, huzur vardır. Kadın isterse dünyayı değiştirir.

      SERALARDA DOĞAN GÜNEŞ ANADOLU KADINI ELİ PROJESİ •2000 metrekare uygulama serası kurulacak. •Katılımcılara Ankara Ziraat Odası’nda 350 saatlik teorik eğitim verilecek. •Uygulama serasında 770 saat uygulamalı eğitim yapılacak. •Seracılık faaliyetleri incelenmek üzere Antalya iline teknik gezi düzenlenecek. •Beypazarı seramızda kursiyerlere tahsis edilecek. •Böylece kadınların üretime katılımı sağlanacak. " Projemizi hayata geçirme isteğimiz, devletle işbirliği içinde olacaktır. Proje temel felsefemiz gelecek nesillere katkı sağlamak , güçlü kadın güçlü Türkiye ve devlet- millet el ele…

        ” KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN HAYATA GEÇİRİLMELİYİZ

          _____________________________________________

     EĞİTİMDE YENİLİKÇİ DEĞERLENDİRMELER VE ÜSTBİLİŞ BECERİLERİNİ HAYATA GEÇİRME PROJESİ

     * Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, Köy Enstitülerinin yeniden hayata geçirilmesi gerekli olmuştur. Ancak tabii ki köylerde değil, bölgelerde hayata geçirmek istiyoruz; mesela şimdilik 7 bölgede olabilir. İlk Projemizi Başkent Ankara’da gerçekleştirebiliriz. Bu çalışmayı elbette devletle işbirliği içinde yapacağız, dolayısı ile Ankara Meclisi - Başkent Ankara Platformu ile iktidarın ortak projesi olarak hayata geçirip gelecek nesillere katkı sağlamayı planlamakta ve bu konuda geniş ufuklarda kulaç atma gayretinde olacağız. Ankara Meclisi İlmi Araştırmalar Kurulu Başkanı ve Başkent Ankara Platformu Eğitim ve Araştırmalar Kurulu Baş Danışmanı Hüseyin Kazan eğitim alanında önemli mesajlar verdi.

       “ Biz eğitimde tıkanmadan, insanımızı yormadan, zamlı tarifeyle eğitmeden, şımartmadan ve gelişimi güçlendirecek atılımlar atacağız” diyen Hüseyin Kazan, Köy Enstitülerinin yeniden hayata geçirilmesini savunarak o eğitim yuvasında çeşitlilik vardı, “Aldığını işin bitince yerine koy!” ve “Girdiğin yeri, bulduğun gibi bırak!” öğretilirdi Köy enstitülerinde dedi. Hüseyin Kazan projesini şu cümlelerle sunumunu yaptı:

      “Memleketimiz hem ekonomik, hem eğitimsel hem de sağlıkta vb. ana konularda zor zamanlardan geçmektedir. Yıllar önce Köy Enstitüleri, Türkiye eğitim tarihinde bir öğretmen yetiştirme, eğitim ve kalkınma modeli olarak etkin bir proje ile varlığını ve icraatını göstermiştir. Türkiye'nin gerçeklerine uygun olarak kurulmuş özgün bir yapıya sahip olan ve “İş için, iş içinde, işle eğitim” sloganıyla birçok alanda lider bir başarı projesi olmuştu. Atatürk, 1922’de köylerde yaşayan insanların eğitim almaları gerektiğini vurgulamıştı. 1930’da nüfusumuz 14 milyondu. %12’si köydeydi. Köy enstitüleri 1940 yılında kurulmuştu. İsmail Tonguç İlköğretim Genel Müdürü olarak atanmıştı. Temel amacı, köyde yaşayan gençleri tarım ekonomisine katkıda bulunmasını sağlamaktı. Daha sonra, köy enstitülerinden mezun olan gençler kendi köylerinde işe başlayacaklardı. Osmanlı döneminin son yıllarında ihmal edilmiş olan eğitim, tekrar canlandırılmıştı. 5 yıllık müfredatının %25'i tarıma; % 25'i teknolojiye; %50'si ise genel eğitime ayrılmıştı. 1950’de müfredat 6 yıla çıkarılmıştı. 1943’te sağ ve sol kesim tarafından birçok eleştiriler yapılmıştı. Bu ağır ithamlardan sonra, yöneticiler ve Milli Eğitim Bakanı Tonguç da görevden alınmıştı. 1946’da müfredat değişti, pratik kalktı, ezberci sistem ve yasaklar gelmişti. Demokratik Parti’nin iktidara gelmesiyle 1954’de köy enstitülerinin devri kapandı. Kuruluş amacı; üretici halkı bilinçlendirerek değişmeyi hızlandırıp özgürleştirmekti. Öğrencilerin yeteneklerini gelişmelerine imkân verip yenilikçi fikir üreterek, dünyayı sorgulayarak ve yaparak-yaşayarak öğrenerek bunu üretime dönüştürebilmeleri sağlanmıştı. En önemli görev, feodal yapıyı ve ağalık sistemini sorgulayan, özgür düşünen, kendi kararlarını vererek üretime katkı sağlayan bireyler yetişmesini sağlamaktı. Birlikte iş görme imece geleneğiyle halkın gücü birleştirilmişti.

       Bir öğrenci köy enstitüsüne başladığında ona iki cümle öğretilirdi: “Aldığını, işin bitince yerine koy!” ve “Girdiğin yeri, bulduğun gibi bırak!”. Bir öğrenci beş yılda enstitüde; 114 hafta kültür dersleri, 58 hafta tarım dersleri ve çalışmaları, 58 hafta teknik dersleri ve çalışmaları, 30 hafta yıllık tatil olarak toplamda 260 hafta dersler uygulamıştı. Çocuklar dünya klasiklerini okuma fırsatı bulmuş, müzik yapıp, halk oyunları oynayarak, tiyatro yazıp sahnelemiş, resim başta olmak üzere sanatın farklı dallarıyla ilgilenerek, çalışmalarını sergileyerek üretkenliklerini en üst seviyede kullanarak, beceri ve ustalıklarını ortaya çıkarmışlardı. En önemli hedef, köydeki hayatı canlandıracak olan öğretmeni ve diğer çalışanları köydeki yaşama hazırlamaktı. Köy enstitülerinde çocuklar bu amaçla eğitilerek tekrar köylerine gönderilmişti. Eğitimde dikkat edilen husus "iş içinde eğitim" olmuştu. Böylelikle köylerin kalkınma ve aydınlanmasında önemli bir yol alınmıştı. *Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza inovasyon (yenilikçilik) becerisi kazandırılmalıdır. Hem hayal eğitimi, hem duygu eğitimi, hem merhamet eğitimi, hem irade eğitimi, hem erdemli rekabet eğitimi gibi değerlerine ilişkin eğitimler verilmelidir.

       İnsan insanın kurdu değil, yardım edenidir düsturuyla ülkesini her şeyin üzerinde düşünen fertlere muhtacız. Hedefe ulaşmak için yenilikçi üretken düşünme gerçekleştirilmelidir. Yapılması gereken, öğrenmeyi öğretmektir. Gençlerin seçerek, eleyerek ve sorgulayarak düşünmeleri sağlanmalıdır. Onların hayal güçlerine sınırlama getirilmemelidir. Gençlerle iletişim işbirliği geliştirilmelidir. Günümüzde öğrenme, “yaşam boyu öğrenme” boyutunda ele alınmaktadır. Öğrencinin kendini yönlendirebilmesi, bu yönde bağımsız ve özerk öğrenme becerileri kazanması hedeflenmektedir. Portfolyo değerlendirmeler çocukların metabilişsel (üstbiliş) becerilerini geliştirir.

      Öğrenciler çalışma konularını/portfolyo ürünlerini seçebilirler, ancak neden seçtiklerine ilişkin yorum yaparlar. Böylelikle, seçimleri üzerinde düşünür, nedenlerini irdeler, güçlü ve zayıf yönlerini daha iyi değerlendirebilirler. Portfolyo kullanmak eleştirel düşünmeye teşvik eder, yansıtıcı stratejilerin kullanımını uyararak, geçmiş deneyimlerin kullanılmasını kolaylaştırır. İşte biz de eğitimde tıkanmadan, insanımızı yormadan, zamlı tarifeyle eğitmeden, şımartmadan ve gelişimi güçlendirecek atılımlar atacağız. Ülkemizin eğitim alanında değerlerine sahip ve çevre bilinci güçlenmiş bireylerin oluşmasına neşter vurmalıyız. Ankara Platformu olarak bu hassasiyetimizi dile getirmekle yetinmeyip bizzat sürdürülebilir takipçileri olacağız. Köy Enstitülerini köylerde değil, bölgelerde hayata geçirmek istiyoruz. Bu çalışmayı da devletle işbirliği içinde yapacağız, dolayısı ile Ankara Meclisi - Başkent Ankara Platformu ile iktidarın ortak projesi olarak hayata geçirerek gelecek nesillere katkı sağlamayı planlıyoruz. “

       DİĞER PROJECİLERİN SUNUMLARI DEVAM ETECEK 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.