Warning: getimagesize(resimler/reklam/ingilizce-dersanesi.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/baskentlilerhabe/public_html/reklam.php on line 16

banner3

Söz ola kese savaşı Söz ola kestire başı Söz ola ağulu aşı Yağ ile bal ede ( bir söz )

Yunus Emre Yunus Emre’nin şiirlerinin belirgin iki özelliğini yukarıdaki dörtlükte de görüyoruz. Nedir bu özellikler? Kullanılan dilin duruluğu ve az sözle çok şeyin ifade edilmesi. Yunus Emre’nin de açık seçik beyan ettiği gibi, söz vardır, öyle etkilidir ki bir savaşı bile sona erdirir. Yine söz vardır, gereksizdir veya zamansız söylenmiştir, söyleyen kişinin başının kesilmesine sebep olur. Söz vardır, zehir gibi acı olan yemeği bal gibi tatlı hale getirir. Buradan çıkarmamız gereken; sözün yerinde ve güzel, söylenenin makbul oluşudur.

 

YERİ GELDİĞİ ZAMAN KONUŞMAK

 

İnsanoğlunun en önemli özelliklerinden biri de konuşma kabiliyetinin olmasıdır. Allah (c.c.) insanın bu özelliğine dikkatimizi çekerek şöyle buyurmuştur: “Çok merhametli olan (Allah) Kur’an öğretti. İnsanı yaratı ve ona beyanı öğretti.” (Rahman suresi, 1–4) Ayette geçen beyandan maksat, insanların duygu ve düşüncelerini konuşarak ifade etmeleridir. Dilimiz güzelliklere aracı olabildiği gibi, kötülüklere de aracı olabilir. Bize düşen görev, dilimizi güzel kullanmak ve kötülüklere sebebiyet vermemektir. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Allah, her söz söyleyenin dilinin yanındadır. Kul, Allah’tan korksun ve söylediği sözlere dikkat etsin.” Öyle ise insan diline sahip olmalı, kendine dünya ve Ahirette zararı dokunacak çirkin sözlerden kaçınmalıdır. İnsanların başlarına gelen geçimsizliklerin ve huzursuzlukların başlıca sebeplerinden biri, dillerine sahip olmamalarıdır. Peygamber Efendimiz bir hadisinde, “Allah’a ve Resulü’ne inanan kimse güzel ve yararlı söz söylesin veya sükût etsin.” buyurmuştur. İnsan, neyi, ne zaman söyleyeceğini bilmelidir. Her söz her yerde söylenmez.

 

 

    Hepimiz toplum içinde yaşayan kişileriz. Yaşantımızı sürdürebilmek ve ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için birçok insanla çeşitli ilişkiler kurmak zorundayız. Bu ilişkiyi kurarken ilk başvurduğumuz yol “konuşmak” oluyor. Bizim en çok kullandığımız anlaşma aracı “konuşmak” olduğu için, insanı “konuşan varlık” diye de tarif etmişlerdir. Dünyada her şeyin olduğu gibi konuşmanın da güzeli (başarılı yapılanı) ve kötüsü (beğenilmeyeni) mevcuttur. İnsanoğlu eski çağlardan beri sözün güzeline önem vermiş, bu özelliğe ve yeteneğe sahip kişileri dikkate değer bulmuştur. İyi yapılmış bir konuşmanın dinleyenler üzerindeki etkisini hepimiz biliyoruz. Güzel konuşabilmek, bir insan için gerçekten kayda değer bir meziyettir. Tarihin her döneminde, bu özelliğin önemini kavrayan insanlar bu meziyete sahip olmayı arzu etmişlerdir. Özellikle günümüzde, güzel konuşan insanların birçok alanda başarılı olması, içimizdeki bu arzuyu daha da kamçılamaktadır. Güzel konuşma yeteneği insanlara doğuştan verilmez, çeşitli çalışma yöntemleriyle sonradan kazanılır. Güzel konuşmanın kurallarını öğrenen ve günlük yaşantısında kullanabilenler toplumda duygu, düşünce ve isteklerini açık anlaşılır ve beğenilir biçimde ifade edebilirler. Okulda, iş yerinde ve çevrede sözleri dinlenir, amaçlarına daha kolay ulaşırlar. Sözlerindeki güzellik ve tatlılık onları bir mıknatıs gibi çekici hale getirir. Konuşmadaki letafet ve zarafet insanların nazarında son derece etkili olmaktadır, Adeta bir sihir gibi. İfade tarzındaki berraklık ve tatlılık çoğu zaman kalpleri fethetmektedir, kilitli kapıları açan bir anahtar gibi. Çözülmesi zor gibi görülen birçok iş, sözün gücüyle kolayca çözümlenmektedir. Güler yüzlü ve tatlı dilli olmak için davranışlarımıza ve sözlerimize özen göstermeliyiz. Asık suratlı, kaba ve kırıcı insanların kimse tarafından sevilmediğini biliyoruz. Dilimizle insanları yaralayıp incitmeyelim. Hz. Ali’nin güzel bir sözü vardır: “Mızrakların açtığı yara iyi olur fakat dil yarası iyi olmaz.” Buna benzer atasözlerimiz de mevcuttur. Ayrıca Peygamber Efendimiz de “Güzel söz sadakadır” buyurmuştur.

İnsanlarla güzel konuşmamız konusunda Cenab-ı Hakk bizi uyarmaktadır: “Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi? Güzel bir sözü, kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti. O ağaç Rabbi’nin izni ile her zaman meyvelerini verir. Allah insanlara misaller veriyor ki öğüt alsınlar. Çirkin söz ise toprağın üstünden sökülüp atılmış, kararsız kötü bir ağaca benzer. “İbrahim suresi–26” “Kullarıma söyle! Sözün en güzelini konuşsunlar. Sonra şeytan onları bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (İsrâ suresi–53) “Varın ona (Firavun’a) yumuşak söyleyin. Olur ki nasihat dinler yahut korkar.” (Tâ-hâ suresi–44) “İzzet ve şeref isteyen kimse bilsin ki izzet bütünüyle Allah’ındır. Ona ancak güzel sözler yükselir. Onları da iyi ameller yükseltir.” (Fâtır suresi–10) Herkesin bizden kaçtığı değil, bize doğru koştuğu, arayıp sorduğu bir insan olmak istiyorsak dilimize sahip olmalı, onu iyi kullanmalıyız. Düşünmeden söyleyeceğimiz bir söz, yanlış bir benzetme, anlamsız bir cümle bizi hiç kötü duruma düşürebilir. İstemediğimiz halde bir çuval inciri berbat edebiliriz. Sözlerimiz aleyhimizde delil olabilir, hakkımızda olumsuz bir kanaat oluşturabilir. Bir amir emrindeki memuruna, bir usta yanında çalıştırdığı çırağına yapacağı işleri öğretirken dili olabildiğince iyi kullanmalı, açık ve kolay anlaşılır şekilde ifade etmelidir. Konuşmak kişinin kültür seviyesini belli eder. Bir filozofun şu sözü ne kadar anlamlıdır: “Bana soru soran kişinin sorduğu sorudan onun zekâ seviyesini anlarım.” İnsanlarla sağlıklı diyaloglar kurmak ve geliştirmek için dili güzel kullanmak zorundayız. Bunu başarabilirsek eğer, “yanlış anlaşılma” veya “anlaşılmama” gibi olumsuz durumlarla karşılaşmayız. Güzel konuşan bir öğrenci derslerinde başarılı olur, çünkü onda kendine güven duygusu gelişir, pısırıklıktan kurtulur. Sözlerindeki güzellik ve tutarlılık onu diğerlerinden farklı konuma getirir. Bu yeteneğe sahip bir insanın iş bulması diğerlerinden daha kolaydır. Güzel konuşan bir insan karşısındaki kişiye güven telkin eder. İki lafı bir araya getiremeyen, isteklerini ifade edemeyen bir kişiyi kimse tercih etmez. Sözün özü; güzel konuşma gibi etkili bir silahtan faydalanmasını bilmeliyiz, daha doğrusu buna mecburuz.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.