 Atatürk, 1922’de köylerde yaşayan insanların eğitim almaları gerektiğini vurguladı.  1930’da nüfusumuz 14 milyondu. 12’si köydeydi.  Köy enstitülerini açma fikrini öne süren John Dewey'in Türkiye'yi ziyaret etmesiydi.  Köy enstitüleri 1940 yılında kurulmuştur.  İsmail Tonguç İlköğretim Genel Müdürü olarak atandı.  Temel amacı, köyde yaşayan gençleri tarım ekonomisine katkıda bulunmasını sağlamaktı.

        Daha sonra, köy enstitülerinden mezun olan gençler kendi köylerinde işe başlayacaklardı.  Osmanlı döneminden ihmal edilmiş olan eğitim, köy enstitüleriyle tekrar canlandırılmıştır.  5 yıllık müfredatının %25'i tarıma; % 25'i teknolojiye; %50'si ise genel eğitime ayrılmıştır.  1950’de müfredat altı yıla çıkarıldı.  1943’te sağ ve sol kesim tarafından eleştiriler yapıldı.  Yapılan eleştirilerden sonra, yöneticiler ve Milli Eğitim Bakanı Tonguç'u da değiştirildi.  1946’da bütçe çekildi, müfredat değişti, pratik kalktı ezberci sistem ve yasaklar geldi.

       Demokratik Partinin iktidara gelmesiyle 1954’de köy enstitülerinin devri kapandı.  Kuruluş amacı; üretici halkı bilinçlendirerek değişmeyi hızlandırıp özgürleştirmekti.  Öğrencilerin yeteneklerini gelişmelerine imkân verip fikir üreterek, dünyayı sorgulayarak ve yaparak yaşayarak öğrenerek bunu üretime dönüştürebilmeleri sağlanmıştır. Bunun sonucunda ise mutluluk ile hayatlarını anlamlı bir halde yaşamışlardır.  En önemli görev, feodal yapıyı ve ağalık sistemini sorgulayan, özgür düşünen, kendi kararlarını vererek üretime katkı sağlayan bireyler yetişmesini sağlamaktı.  Birlikte iş görme imece geleneğiyle halkın gücü birleştirilmiştir.

        Bir öğrenci köy enstitüsüne başladığında ona iki cümle öğretilirdi: “Aldığını işin bitince yerine koy” ve “Girdiğin yeri bulduğun gibi bırak”.  Bir öğrenci beş yılda enstitüde; 114 hafta kültür dersleri, 58 hafta tarım dersleri ve çalışmaları, 58 hafta teknik dersleri ve çalışmaları, 30 hafta yıllık tatil olarak toplamda 260 hafta dersler uygulamıştır.

       Çocuklar dünya klasiklerini okuma fırsatı bulmuş, müzik yapıp, halk oyunları oynayarak, tiyatro yazıp sahnelemiş, resim başta olmak üzere sanatın farklı dallarıyla ilgilenerek, çalışmalarını sergileyerek üretkenliklerini en üst seviyede kullanarak, beceri ve ustalıklarını ortaya çıkarmışlardır.  En önemli hedef, köydeki hayatı canlandıracak olan öğretmeni ve diğer çalışanları köydeki yaşama hazırlamaktı.

       Köy enstitülerinde çocuklar bu amaçla eğitilerek tekrar köylerine gönderilmiştir. Eğitimde dikkat edilen husus "iş içinde eğitim" olmuştur. Böylelikle köylerin kalkınma ve aydınlanmasında önemli bir yol alınmıştır.  Yalnızca o dönemin değil günümüzde yaşamlarını sürdürmekte olan mezunlarının yaşam boyu öğrenme güdülerinin yüksekliği son derece dikkat çekiciydi.

     Öğrencisinden öğretmenine idarecisinden üst yönetime kadar tüm paydaşların yüksek motivasyonu günümüz eğitimcilerinin dikkatini çekmekte ve nedenlerini sorgulamalarına yol açmaktadır.

    HÜSEYİN KAZAN'IN KÖY ENSTİTÜLERİ İLE İLGİLİ GENEL YAZISINI DAHA SONRA SUNACAĞIZ

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.